İtiraf ediyorum, ben bir türkü dinleyicisi değilim. Fakat bu, ruhunun zenginliğini sazıyla sözüyle esere dönüştürmüş, her bir eseri kültürel mirasımız arasında yer alan sanatçılarımızı sevmeyeceğim anlamına gelmez elbet. Bu yüce ruhlardan biri de, kimselerin göremediğini, duyamadığını gönül gözüyle gören Âşık Veysel.

İsmi geçtiğinde, sesini, sözünü duyduğumda hep, onu yaşarken çok sevmek şansına sahip olmak geçer içimden. Nur içinde yatsın. Bu yazının amacı, kıymetli fotoğrafçımız Ara Güler’in 1957’de ne sebeple olduğunu bilmediğimiz Sivas ziyaretinde çektiği kıymetli fotoğraflar ve kurgusal olmayan fotoğrafların içinde mutlaka görülen el dokumalar.

Ara Güler, 1957, Sivas

Alttaki fotoğraf dönemin ve köylünün ekonomik düzeyi hakkında fikir veren belge niteliğinde olması da önemlidir.

Çıplak ayaklı çocuklar, kıyafetleri yamalı köylüler Aşık Veysel’i ilgiyle dinliyorlar.

Ara Güler, Sivas – 1957

Bu fotoğrafın önemi, günümüzde dokunmayan, o günlerden dokunmuş olanların muhtemelen ülke sınırları dışında olduğu düşünülen bu güzelim kilim gibi kilimlerin artık bulunamayacağı. Bir gün olur da bu memlekette kadınlar evde ne sanat eseri dokumuşlar diye merak edilirse bakılması gereken, dokunaklı bir fotoğraf. Kadının dokuma tezgahına gömülüp kendi ölçüsünü çok çok aşan bir eseri sabırla, güneşin altında dokuması, ne yapsak ödemeyeceğimiz emek. Kiliminin ham maddesi yünü besledikleri ve hayatlarında ekonomik açıdan önemi büyük koyunlarının da sahnenin gerisinde otlanırken görmek.

Bu fotoğrafı kimin çektiği bilgisine ulaşamadım.

Âşık Veysel’i 1956 yılında ziyaret ettiği bilinen Bedri Rahmi Eyüboğlu ile Ara Güler’in ziyareti aynı zamanlı mıdır bilemedim ancak Eyüboğlu’nun Veysel’e duyduğu hürmeti ve sevgiyi de bilmek gerekir. Öyle ki Eyüboğlu aşık Veysel için bir saz almış ve o sazı daime evinde bulundururmuş, Aşık Veysel gelirken sazını taşıyıp da yorulmasın diye. Sanatçının, diğer sanatçıya duyduğu özel bir saygı.

Yaptığı resimler kadar şiirleriyle de tanınan Eyüpoğlu’nun Aşık Veysel’e yazdığı şiir:

İki gözünde iki zindan
On parmağında on çeşme nur
Yüreği yanmış tutuşmuş
Sivas’tan bir âşık gelir.

Bedri Rahmi Eyüboğlu’ndan Âşık Veysel’e.

Ara Güler, 1957

Âşık Veysel’i yaşadığı yerde belgeleyen, bu kıymetli fotoğrafları bize miras bırakan Ara Güler’in de, sayısız yazılı ve görsel eserleriyle kıymetli sanatçımız Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun da ve bizim “on parmağında on çeşme nur”umuz, Aşık Veysel’in, ruhları şad olsun.

El dokuma kilimleri kilim için önemli merkezlerden biri olan Sivas’ta, Sivaslılar için de evlerinin ve günlük yaşamlarının bir parçası olarak görmek, dokunurken görmek, motif desen ve genel desen tasarımını görmek açısından her bir fotoğraf belge niteliğinde. Görmek isteyen, el dokumaya, bu ülkenin maddi manevi kültürel mirasına / geçmişine değer veren güzel insanlarla paylaşmak istedim.

Serpil KÖŞKER
Serpil KÖŞKER Serpil KÖŞKER

Merhaba, ben Serpil Köşker.
Sanat tarihçi ve kilimciyim.
El dokumaların büyük bir tutkunuyum ve kilimin, ya da halının boşluğu kapattığımız, bizi soğuktan koruyan yaygılardan çok daha fazlası olduğuna inanıyor, bunu da her fırsatta elimden geldiğince anlatmaya çalışıyorum.
Bu blog bölümünde, kilim, suzani, ev ile ilgili kendi yazılarımı ve başka yazarlara ait yazıları yayımlayacağım.

İlginiz, sevginiz için teşekkür ederim.

Sepet

Back to Top