Sorgulamak harika bir şey. İçeridekini ve dışarıdakini. Herkesin her şeye itiraz ettiği, pek çoğunun haddi ve de hakkı olmadığı hâlde her şeyi eleştirdiği, sevgisizlik yaydığı bu çağda, bir durup da yahu ben bunu neden sevmiyorum, neden eleştiriyorum, bunun nesine karşıyım ve en önemlisi peki BUNDAN BANA NE? demediği bir çağ ve toplumda tersi durumdan da bakmak gerekliliği kanaatindeyim.

Sevmeyen sevmeyen olarak kalsın da, biz sevenlere bakalım. Özellikle antika sevenlere. Yani ben bunu neden seviyorum, bunu sevmek bana ne kazandırıyor, nasıl hissettiriyor, bunun bana faydası ne gibi bir sorgulamak, düşünmek çok yönlü bir tanışmaya vesile olabilir. Çok yönlü tanışma.

Burada beğeni düzeyi ve zevkleri ilk basamak olarak kullanacağım. Gelişmiş bir beğeni düzeyimin ve rafine zevklerimin olduğunu düşünüyorum ve bunda daküçük yaşlarda modaya olan ilgim vesilesiyle her yıl bahar ayında bir kere aldığım Elle dergisinin payı büyük. O dergi vesilesi ile iyi elbise nedir, İssey Miyake kimdir Kenzo ne yapar Alexander McQueen, Wivienne Westwood’un mücadelesini verdiği şeylerden başladık hop, çekimlerde kullanılan evlere de daldık, ayakkabı çekimlerinde zeminde el dokumaları kazıdık görsel hafızamıza, kalite ve şıklık notuyla hem de! Antika objelere de aşık olduk. Neyin kaliteli, neyin klâsik, neyin geçici olduğu konusunda erken bir uyanış yaşadık şükür.

Burada el dokumalara geçmeyeceğim, konumuz antika! Antikaları ver bir antika parçadaki zamanın izini çok seviyorum ve bunun nedenini bulmaya çalışıyorum.

Instagram’da artan mezat ve antika sayfalarında antika olduğu iddia edilen her şeyin altında yazan şey şu: yaşanmışlık. -aa bu yaşanmışlığa bayılıyorum. Yaşanmışlık, yaşanmışlık. Antikayı ifade eden tek şey bu gibi, yaşanmışlık.

İyi de diyorum içimden, o senin yaşanmışlığın değil. Sen yaşamadın onu. Bir vazo, bir testi, antika bir halı, 200 yaşında diyelim. 65×3 üç yaşamdan hesaplasak, kaç kez alınıp satıldığını bilmediğimizi de varsayarsak, kaç ömrü cebinden çıkarır ve her halükarda bizim aciz ömrümüzü aşar. Bu çok çekici. Bizim ömrümüzü aşan bir yaşamlar ve zaman tanığı.

İlk yapıldığı anı hayal edelim, ilk satışa sunulduğu, ilk evine gittiği anı, hüzünlü geliyor. Kaç ev geziyor, kaç hikâye yaşıyor ve hâlâ sapasağlam ve güzel haber, yine satışta ve daha güzel haber, ilk satışından daha değerli çünkü ender!

Bir şekilde karşımıza çıkıyor ve sen onu tercih ediyor, bedelini ödüyor evine getiriyorsun.

Antikanın hikâyesi bizimkinden daha uzun. O mu bize ekleniyor, bizim hikâyemiz mi ona, ikisi mi, hiçbiri mi? Konu daha da çekici hâle geliyor. Bana göre biz onun uzun zamana yayılan hikâyesine ekleniyoruz. Ve en karizmatik özelliği, onca zaman, onca hikâye, onca yol sonunda hâlâ hayatta ve hâlâ tercih edilecek cazibeye, güzelliğe sahip olması. “Cami yıkılsa da mihrabı yerinde” sözünü doğrulayan insanlar gibi, yaşadığımızın, geldiğimizin ve geçmekte olduğumuzun kanıtı niteliğindeki beyaz saçlar, kırışıklar, yaşlanmakta olan insan gibi. Zamanın izini, hikâyeleri geçmişten bugüne, bugünden geleceğe taşıyan birer belge, geçiciliğin içinde bulmayı umduğumuz anlamlı şeylere sarılmamızın belgesi.

Yurtdışında saçakları sökülmüş, emprimiş, yer yer delikleri olan halılar ve kilimler satışa çıkıyor, birileri onları tercih ediyor, evinde kullanıyor. İnsan ilişkilerinde aradığımız kusurlarla birlikte olduğu gibi sevmek ve kabul etmek gibi. Bu konu da tıpkı sanat nedir ve neden sanat sorularına verilen yanıtların hepsinin doğru olması gibi. Sizin, “neden antika seviyorsun?” sorusuna vereceğiniz yanıtların hepsi doğru ve benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum. Özetlersek antika, bizi aşan güçleri ve hiçbir hikâyenin onlardan alamadığı güzellikleri ile çok güçlüler ve onları çok seviyorum.

Serpil KÖŞKER
Serpil KÖŞKER Serpil KÖŞKER

Merhaba, ben Serpil Köşker.
Sanat tarihçi ve kilimciyim.
El dokumaların büyük bir tutkunuyum ve kilimin, ya da halının boşluğu kapattığımız, bizi soğuktan koruyan yaygılardan çok daha fazlası olduğuna inanıyor, bunu da her fırsatta elimden geldiğince anlatmaya çalışıyorum.
Bu blog bölümünde, kilim, suzani, ev ile ilgili kendi yazılarımı ve başka yazarlara ait yazıları yayımlayacağım.

İlginiz, sevginiz için teşekkür ederim.

Sepet

Back to Top