Sanatın, toplumsal, ekonomik, siyasal hayatın seyrini izleyebileceğimiz, bazen nedeni, bazen de sonucu bulacağımız, dünyada olup biten hemen her şeyin canlı bir tanığı olduğunu biliyoruz. Örneğin, Daniel Ridgway Knight’ın 19. yy’da Yapmış olduğu Gathering Apple Blossoms adlı tablosunda bir köylü kadını elma çiçeklerini toplarken görürüz. Sanatın icra edildiği dönemde ve toplumda bir tanık olma özelliğini görmezden gelirsek, kadının güzellik avcısı olduğunu var sayıp atlayabiliriz. Ancak, kadın elma çiçeği ile ne yapacaktır, neden elma çiçeği topluyor, bunun o dönem için anlamı ne sorularını sorarsak sanatın tanık kimliği ile iş bilirliği yapmış oluruz. Söz konusu tabloyu 2019’da gördüğümde bu soruları sormuş, hepsinin peşine düşmüş, bir sonuca ulaşamamıştım. Arkadaşımın Amerikalı eşi sayesinde öğrendim ki, elma çiçeği ile çay ve jöle yapıyorlarmış, sindirime ve cildi iyi geldiği için. Resimde, heykelde gördüğümüz pek çok şey bulunduğu toplumun kültürü, yaşama biçiminin birer temsilcisi ve yapıldıkları dönemin birer sözcüsü. Geleneksel sanatlar başlığı altından da girmiş olsa, sanat değil de zanaat olarak yaygın bir kabule dahil olmuşsa da, el dokumalar da üretildikleri toplumun yaşama, inanma, düşünme biçiminin birer temsilcisi ve her biri değişimin, dönüşümün tanığı.
Buna bir örnek eli belinde ve koç boynuzu motifi ile verilebilir ve buna da bir başka yazıda bakarız ama, bana güvenin! Bu yazının konusu 1979’da Sovyetlerin Afganistan’ı işgali ile başlayan Savaş Halıları.

2001’de Afganistan’a Amerika’nın da dahil olmasıyla değişen halılar, bir halkın geleneksel sanatına, hayatlarının ve ülkelerinin gerçeğinin, savaşın dahil edilmesi hayatta kalmanın da bir yolu olmuş böylece, para kazanmak!
Afgan halılarında gördüğümüz geleneksel motifler, koşan köpekler, fil ayakları, gül motifi yerini helikopterlere, bombalara, dronelara, tank ve tüfeklere bıraktı. İlk olarak nerede ortaya çıktı, kim dokudu bilinmese de, nasıl keşfedildiğini ve Yeni Zelanda’dan Washington’a koleksiyonerlerin ilgisini çektiğini biliyoruz. 1996 yılında Kevin Sudeith’in mimar bir arkadaşının evinde görmesiyle onları toplamaya karar vermesi, bulduklarını da New York’ta satmaya başlaması, dokuyanların ve Afganistan halı tüccarlarının yeni gelir kapısı olmasıyla devam ettiğini biliyoruz.
Her durumu resimle örneklemek gerekirse , Batı’nın Doğunun sanatına hayran olduğunu Osman Hamdi’nin resimlerinden , Doğulu toplumların da kendi geleneksel sanatlarına çok da sempati ile yaklaşmadıklarını biliyoruz. < İkincisi için örnekte net bir resim yok, tüketim kültürüne bakmak yeterli. Sovyet işgali ile başlayan ve Amerikan işgali ile devam eden Savaş Halıları için halı mağazalarına ulaşmak isteyen Amerikan askerleri için güzergahta güvenli bir koridor oluşturulduğunu da söylemek gerekli. Halı tüccarları, dokumacılar için savaş halılarının gelir kapısı olması hedeflenen bir şey miydi bilemiyoruz. Halıcıların, savaş alanına çevrilen, işgal edilen, çatışmaların, kayıpların yaşandığı savaşın kanlı yüzünün dokumalardaki dışavurumu yorumlarına bakarsak, hedeften ziyade tepki olduğunu söylemek de mümkün ancak hedefin ticari kaygı olması, halıların üstünde yazan Amerikan askerlerine yazılan olumlu notlardan ötürü akla daha yakın geliyor

Bir yazıda söyle diyor, “Kabil’in bir caddesine çıkın ve sergilenen halılar ile ülkenin korkunç geçmişine bakın.”
Geçtiğimiz günlerde Amerika’nın çekilmesi ile Talibana bırakılan Afganistan’ın bugünü – geleceği geçmişten de karanlık görünüyor. Bendeki bir Afgan halısına baktığımda, Suriye’de herhangi bir sokakta herhangi bir balkonda herhangi bir çocuğun kilim üstündeki fotoğrafına baktığımda, Irak’tan gelmiş bir Arabî dokumada, ülkelerin kaderleri, geçmiş ve gelecekleri, içinde yaşayan ve canı yanan her bir canlı için üzülmek dışında, talan edilen, kaçırılan sanatlarına da üzülüyorum.

Size barışı, demokrasiyi getireceğiz!
Ne getirdiklerini biliyoruz, ne götürdüklerini de.

Merhaba, ben Serpil Köşker.
Sanat tarihçi ve kilimciyim.
El dokumaların büyük bir tutkunuyum ve kilimin, ya da halının boşluğu kapattığımız, bizi soğuktan koruyan yaygılardan çok daha fazlası olduğuna inanıyor, bunu da her fırsatta elimden geldiğince anlatmaya çalışıyorum.
Bu blog bölümünde, kilim, suzani, ev ile ilgili kendi yazılarımı ve başka yazarlara ait yazıları yayımlayacağım.
İlginiz, sevginiz için teşekkür ederim.


